Yaşam

Beden Olumlama Akımı Hakkında Yanlış Bildiklerimiz Neler?

Beden olumlama hareketi, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam gayesiyle, insanları bedenlerini daha çok affetmeye ve olumlamaya teşvik eden harekettir.

Özellikle sosyal medya kanallarıyla genç ve yetişkin kitleye hitap eden ve bu kitlenin dikkatini çekmeyi başaran beden olumlama hareketi, insanların kendi beslenme alışkanlıklarını, sahip oldukları beden ölçülerini kendilerini en rahat ettikleri şekilde sergileyebilecekleri, kendilerine olan öz-saygılarını yeniden inşa edebilecekleri toplumsal alan oluşturma gayesindedir.

Temel eksen, bedenin tüm hallerinin, renklerinin ve ölçülerinin, zayıflık veya sportiflik gibi herhangi bir güzellik standardına teşvik etmeden, toplum tarafından olduğu gibi kabul görmesi etrafındadır.

Bu hareket yalnızca daha iyi bir yaşam tarzı oluşturmaya değil aynı zamanda daha sağlıklı bir fiziksel görünüm ve sağlıksal alışkanlıklara da yönlendirmektedir.

Peki Bu Hareketi Anlama Konusunda Nerede Yanılıyoruz?

1. Beden Olumlama Herkes İçindir

Medya ile bu hareket sanki yalnızca büyük beden kadınları ilgilendiriyormuş gibi bir algı yaratıldı. Fakat aslında bu hareket tam da, tüm cinsiyetlerde, zayıfı, şişmanı ve her ten rengini içeren; yani kısacası toplumda kabul görmek adına görünüşünden dolayı kendini mağdur hisseden herkes içindir.

2. Beden Olumlama Bir Popülarite Değildir.

…Ya da popüler olmak için kullanılacak bir malzeme değildir. Tarihi, 2. Dalga feminizm akımına dayanan, sosyo-politik mesaj gönderme kaygısı taşıyan bir harekettir.

3. Şişmanlık, Güçlülük Demek Değildir.

Toplumda majör bir grup tarafından şişmanlık, kişinin ya kendinden nefret eden ya da etrafından nefret eden, baskıcı birine dönüşmesinin arkasında yatan nedenmiş gibi görülür.

Ancak şişmanlık, bu tavra kalkan olarak öne sürülecek bir neden değil, yalnızca kilo durumunu niteleyen bir sıfat/kavramdır.

4. “Şişmanlık sana yakışıyor.”

Toplumsal algı, “şişman” diye tanımlanan kişinin otomatik olarak güzellik sınırlarının dışında düşünülmesine itiyor. Bununla birlikte büyük beden olup “güzel” görünen kişiye bu sefer de “şişmanlık sana yakışıyor” ya da “şişman ama güzel” söylemleri iltifat olarak kullanılıyor.

“Kilolusun, ama güzelsin.” bir iltifat olmadığı gibi bir istisna da değildir, çünkü kilolu olması o kişinin güzel olmadığı anlamına gelmez.

5. “Kıvrımlı”, “Balık etli”, “Etine dolgun” ve Daha Pek Çok Şey…

Özellikle büyük beden kadınlar için söylenen “kıvrımlı”, “şekilli” gibi terimler yine otomatik olarak kilolu kadınların aslında güzel olmadığını örtbas etmeye çalışan, “sen de kilolusun, ama kıvrımların olduğu için güzelsin” demenin arkasına saklanan incitici söylemler arasına girmektedir.

6. Beden Olumlama Hareketi Bedenle Alakalıdır, Dış Görünüşle Değil.

Dolayısıyla, Rihanna’nın, Beyonce’un kilolarına rağmen güzel olmasıyla ilgilenmez. Beden olumlama hareketi tamamen, büyük beden ya da kilolu tüm insanların, doğrudan güzellik/çirkinlik ile ilişkilendirilmeden, kolaylıkla kendilerine kıyafet bulabildikleri, yemeklerini kamusal alanda çekinmeden tüketebildikleri, fazlalıklarını örtbas etmeye çalışmadıkları bir toplumsal alan oluşturmaya endeksli olmakla birlikte, güzellik algısının yeme bozukluğundan doğan zayıflık demek olmadığını da vurgulayan nitelikte bir harekettir.

7. Güzellik Standartlarına Boyun Eğmek Zorunda Değiliz.

Güzellik standartları, biyolojik, politik, ekonomik ve tarihsel olmak üzere pek çok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmaktadır. Fakat modern dönemde hakim ekonomik anlayış, medya vesilesiyle güzellik standartlarını aktarma değil, empoze etme girişimine yönelebilir.

Beden olumlama hareketi, bu güzellik anlayışını yıkmak ya da yeniden inşa etmek gayesi taşımaz; yalnızca bu anlayıştan mağdur olan ve dışlanan insanların toplum tarafından tekrar olumlanmasına ve kabul görmesine yardım eder.

 

 

Bir Yorum Bırak