Yaşam

Evrimin Sonucu: Sırt ve Bel Ağrıları

Yetişkinlerin 10’da 8’inde deneyimlenen sırt ve bel ağrısı yaşam standartlarını ciddi anlamda etkiliyor. Peki bu ağrıların sorumlusu evrim mi?

İlkel zamanlarda atalarımız, dört ayaklı halimizi terk etme ve bipedal döneme geçme konusunda ivedi ve ısrarlı davranmışlar. O zamandan bu zamana iki ayak üzerinde durma pek çok avantajı da beraberinde getirmiş. Dört yerine iki ayak kullanma, bize araç kullanabilme yetisini kazandıracak iki elimiz olmasını sağlamış.

Fakat bu iki ayağa geçme durumu yalnızca avantajlarını değil, dezavantajlarını da beraberinde getiriyor. Omurgamız dört ayaktan destek alırken bipedal döneme geçtiğimizde bu destek yalnızca ikiye düşüyor. Bu sebeple sırt yapısı doğal olarak insan anatomisinin zayıf parçalarından biri haline geliyor. Günlük hareketler dahi hasarlara sebep olabiliyor; bel fıtığı gibi ciddi ve yaygın pek çok bozulmaya yol açabiliyor.

Yanlış oturma alışkanlığı neredeyse sigara kadar zararlı!

Diyelim ayakta durmaktan yorulduğunuzda ve sırtınızı rahatlatacak bir dayanak aradığınızda bir sandalyeye veya koltuğa oturmanın en gerekli eylem olduğunu hissedersiniz. Ancak yanlış oturmak, sırtınızı dinlendirmek yerine daha çok gerilime sokuyor. Omuriliğe baskı uygulayarak gerekli toksinlerin naklini azaltıyor.

Nasıl en uygun şekilde otururuz?

Dik oturmak mı yoksa yaslanarak oturmak mı daha iyi? Oturduğumuz zaman ayaklarımızı uzatmalı mıyız, yoksa yere dik olacak şekilde basmalı mıyız? Bunlar doğru oturma şekline dair merak ettiklerimiz. Ancak son araştırmalar, doğru oturma şekline dair sorulara şaşırtıcı bir cevap veriyor. Doğru oturma sürekli-değişen oturma biçimleridir. Otururken durmadan değişen pozisyonlar almak, omuriliğe giden basıncı en aza indirgiyor.

Daha çok ayağa kalkın.

Yine de omuriliğe gidecek basıncı minimuma indiren duruş biçimi ayakta durmak. Bu sebeple her saat en az 2-3 dakika ayağa kalkarak oturmaya ara vermek, hafif yürüme yapmak faydalı olacaktır.

Bir Yorum Bırak