Kültür & Sanat

Edebiyatın En Çıplak Hali: Bilinç Akışı Tekniği

iyi21 - Romanlarda Kullanılan Teknikler

Kaosun Ortasında

Şimdi arkanıza yaslanın ve sadece bir dakika boyunca aklınızdan geçen tüm düşünceleri bir seyirci gibi izlemeye, takip etmeye çalışın. Tam bir kaos değil mi? Bunu yapan üstelik bilincin tümünü yazıya aktaran yazarlar var. Okuyucuyu afallatan nerede, hangi zamanda kimin beyninde olduğunu unutturan bilinç akışı tekniği her yiğidin harcı değildir aslında.

Nedir Bilinç Akışı Yöntemi

Bilinç akışı tekniği, roman ve hikaye yazımında kahramanın zihninden geçenleri aralıksız olarak, kesintiye uğratmadan ya da belli bir sıraya koymadan, olduğu gibi yazıya aktarmaya çalışan bir anlatım tekniğidir.  Zaman algısı tamamıyla alışılmışın dışındadır. Anlatımda düze, kronolojik bir sıra izlenmez, izlenemez aslında. İnsan bilinci, düşüncesi dümdüz gitmez ki zaten. O an ne düşünürse, hangi zamana giderse düşüncesi onu yazar romancı.

iyi21 - Bilinç Akışı Tekniği

iyi21 – Zaman algısı alışılmışın dışındadır

Kahramanın Beyninin İçinde Olmak

Roman kahramanlarının beyninin içinde olmayı tadar okuyucu bu anlatım tekniğinde… Zaman ise bazen onun anlamlandırdığı, algıladığı şekle bürünebilir. Çünkü zaten zaman bizim ona verdiğimiz değerle bir anlam kazanır.

Bir Vitrin Kenarından Geçmişe Yolculuk

Anlatımda kronolojik bir sıra olmadığı gibi geçmiş, gelecek ve içinde yaşanılan an iç içe geçmiş bir haldedir. Çoğu zaman şimdiki zamanda çok önemli bir şeyler olmaz  roman kahramanı bir deniz kenarında, bir bankta ya da bir vitrin önündedir. Bazen denizin üzerindeki küçük bir noktaya dalıp gitmiştir. Böyle bir çerçeve çizilmişken yazar kaybolur ortadan ve kahramanın bilinciyle baş başa bırakır okuyucuyu.

iyi21 - Bilinç Akışı Tekniği

iyi21 – Vitrin kenarından geçmişe yolculuk

Her Şey Her Şeyi Çağrıştırabilir

Bazen her şey geçmişte yaşanmıştır. Geçmişin izdüşümlerinin şimdiki ana yansımasıdır aslında romanın etrafında döndüğü konu. Bir anlamda geçmişi şimdi tekrar ve beyninin içinde yaşar kahraman. Etrafındaki herhangi bir nesne veya görüntü bireye bir şeyler çağrıştırırken aslında geçmişte yaşanmış olayların da hatırlanıp düşüncede sahne almasına kapı aralamıştır.

iyi21 - Bilinç Akışı Tekniği

iyi21 – Her şey her şeyi çağrıştırabilir

Yazarlar

Bilinç akışı tekniği deyince dünya çapına akla gelen ilk isim James Joyce’dur. Neredeyse tüm eserlerinde bu tekniği kullanan yazarın akla gelen ilk kitabı tabii ki ‘Ulysses’… Virginia Woolf için bu tekniğin kraliçesi diyebiliriz.

Dostoyevski de kitaplarında zaman zaman iç monologları aşıp biliç akışı tekniğine kaydığı olmuştur. Özellikle Yer altından Notlar kitabınde bu yöntemi kullandığını söyleyebiliriz.

Türk romancılardan ise bu tekniği en güzel ve sık kullananlara örnek olarak ilk olarak Oğuz Atay’ı vermezsek ayıp olur. Tutunamayanları okurken hangimiz oradan oraya savrulmadık ki?

Vedat Türkali ve Orhan Pamuk, Yusuf Atılgan gibi kalemi sağlam yazarlarımız da bu teknikle romanlarında harikalar yaratanlardan.

iyi21 - Bilinç Akışı Tekniği

iyi21 – Virginia Woolf

Bir Yorum Bırak