Sağlık Yaşam

Kovid-19 Sonrası Hayatımızda Neler Değişecek

Kovid-19 Sonrası Hayatımızda Neler Değişecek

Kovid-19 salgını sadece ülkemizde değil, tüm dünyada insanlar kişisel alışkanlarından yemek tercihlerinden, yeni yaşam düzenlerine kadar bir sürü alanda değişiklik yapmalarına neden oldu. Süreç olumlu seyretmeye devam ediyor. Bu süreç bittikten sonra da insanların bu yeni edindiği veya daha dikkatli olmaya başladıkları alışkanlarını uzun süre terketmeyeceklerini düşünüyorum. Zaten olması gereken de bu çünkü toplumda hala taşıyıcı insanlar olabilirler.Dünya Sağlık Örgütü geçen gün yaptığı açıklamasında belki bu virüsün hiç bitmeyecegini, endemik olarak kalabileceğini ve belki 5 yıl sonra tamamen kontrol altına alınabileceğini söylüyor. Buna örnek olarak da HIV virüsünü veriyorlar. Bundan şunu anlıyoruz ki; virüs bu kadar ciddi boyutlarda olmadığı ve insanların bu derece korkmadığı zamanlarda bile tedbirleri asla elden bırakmamalıyız. Yeni kazandığımız alışkanlarımızı devam ettirmeye özen göstermeliyiz.

Bu süreçte edindiğimiz en önemli alışkanların başında, el yıkama alışkanlığı geliyor. Virüs tamamen hayatımızdan çıksa dahi, hayatımızdaki tek virüsün korona olmadığını ve her zaman bu alışkanlığı devam ettirmemiz gerektiğini unutmayalım.

Banyo yapmak ve ev temizlemek gibi günlük hayat rutinlerimizie de aşırıya kaçmadan önem vermeye devam etmeliyiz.

Eskisi kadar yakın olmayacağımız da bilinen bir gerçek. Kimi insanlar birbirinin çatalından, kaşığından bile yemeyi sorun olarak görmezken, şimdi günlük hayatta tokalaşma, öpüşme, yan yana oturmak bile yanlış bir davranış olarak görülüyor. Bunun çok uzun zaman daha böyle olacağını söylemek yanlış olmaz.

Yeni bir dünya düzenine hazır olmalıyız.

Kafelerde, parklarda, eğlence mekanlarında artık insanlar birbirleriyle dip dibe olmayacaklar. Sosyal mesafe hayatımızın en normal parçası haline gelecek.

Bu dönemde online alışverişlere rağbet oldukça arttı. Yeni düzende de insanlar artık zorunda kalmadıkça avmlere gitmeyecekler. Zaten avmlere gitmek bu konuda yapılacak en son şey; avmler kar elde  etmek için aynı havayı soğutarak veya ısıtarak tekrar ortama veriyor. Bu da bir tek virüslü insanın bile tüm ortama virüsü bulaştırabileceği anlamına geliyor.

Kim bilir belki de artık, online para birimleri daha revaçta olacak. Belki de ekonomi için kökten bir değişim bizi bekliyordur.

Alışkanların ve dünyanın düzeninin değişmesi; değişen talepler doğrultusunda yeni hizmetlerin ve markaların kapısını aralayabilir.

Özgürlükler daha kısıtlı olmaya başlayabilir. Şu an bile telefondan nerede olduğunuz tespit edilerek virüsün nerelerde olduğu ve sizin risk grubunda olup olmadığınız öngörülüyor.

Evden çalışmaların daha popüler hale geleceğini söylesek yanlış olmaz. Sabah saat 8’de burada olacaksın,diyen patronların ciddi oranda azaldığını görebiliriz.

Dizilere, filmlere ve kitaplara eklenecek bir olağanüstü durumun çıkması da bu süreçte cabası. Eminim ki bir çok filmde, dizilerde bu konu işlenecektir ve bu konu da, başka yaratıcı distopik dünya fikirlerinin önünü açacaktır.

İnsanlar daha sade ve doğayla iç içe bir yaşamı tercih edecekler. Bu arada doğa demişken; bu dönemde doğaya zarar vermenin bize nasıl olumsuz yansıdığını farketmiş olduk. Bu konuda artık daha bilinçli davranış sergilememiz gerektiği de kaçınılmaz bir gerçek.

Artık dünyanın öbür ucunda olan bir olay karşısında ,bizi etkilemez zaten, rahatlığında olamayacağız. Bu olay sayesinde gördük ki dünyadanın herhangi yerinde olan bir olay bütün dünyayı etkileyecek potansiyele sahip.

Gerek okul, gerek iş dolayısıyla insanlar teknolojiyle daha içli dışlı olmaya başladı. Bu da hali hazırda zaten hayatımızın önemli parçalarından olan teknolojinin iyice normalleşeceği bir sürecin kapılarını bize açacak.

Umarız bu süreç bizler için, kıymetini bilemediğimiz doğanın ve aile, dostluk ilişkilerinin önemini bir kez daha hatırlatmıştır. Bu dönem; daha güçlü ve daha bilinçli bireyler olacak çıkmamıza vesile olacaktır, diye düşünüyoruz. Sağlıklı ve mutlu günler.

Bir Yorum Bırak