Boşanmada çocuğun velayeti hangi durumlarda babaya verilir?

Çocuğun velayetinin anneye bırakılması çocuğun sağlığına,  eğitimine veya ahlakına tehlike oluşturuyorsa, velayet babaya bırakılabilir. Ayrıca, boşanma davasında eğer çocuk babası ile birlikte yaşamak istediğini beyan etmiş ise ve babanın velayeti üstlenmesine engel bir durum olmadığı anlaşılır ise, çocuğun üstün yararı gözetilerek velayeti babaya bırakılabilir. Anne ile babanın ortak karar alarak velayeti babaya bırakması halinde de eğer babanın velayeti üstlenmesine engel bir durum yoksa velayet babaya bırakılabilir. Ayrıca, annenin velayet görevini kötüye kullandığı tespit edilirse, örneğin baba ile kişisel ilişkiyi engellediği, baba ile görüş günlerinde çocuğu baba ile görüştürmediği ispatlanırsa, velayet hakkı kötüye kullanıldığından çocuğun üstün yararı gözetilerek velayet babaya verilebilir. Diğer yandan, velayet fiilen babada ise, yani örneğin okulunun yakın olması vs. gibi sebepler ile çocuk hali hazırda babası ile birlikte yaşıyorsa, velayet anneden alınarak babaya verilebilir.

Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, velayeti babaya verilen müşterek çocuğun hafta içi anne yanında, hafta sonu ise baba yanında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durum velayet görev ve sorumluluğun örtülü olarak devri anlamına gelir. Ayrıca mahkemece alınan uzman raporu ve çocuğun görüşüde dikkate alındığından velayetin değiştirilmesine ilişkin talebin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 9.2.2016, 2015/20302 E., 2016/2037 K.

Boşanma kararıyla müşterek çocuk 2008 doğumlu Fatoş’un velayeti babaya verilmiş, bu karar 25.07.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı babanın boşanma kararından sonra başkasıyla evlendiği ve çocuğu Fatoş’u kendi ailesinin yanına bıraktığı anlaşılmıştır. Uzman raporunda da çocuk Fatoş’a dede ve üvey babaanne tarafından bakıldığı ve babanın yeni eşi ve müşterek çocuk Muhammed ile ayrı bir evde yaşadığı belirtilmiştir. Velayet hakkına sahip olan, bu sorumluluğunu başkasına devredemez. Bizzat yerine getirmek zorundadır. O halde, davalı babanın müşterek çocuk Fatoş yönünden velayet bakım ve gözetim görevini ihmal ettiği ve velayetin değiştirilmesi şartlarının (TMK. md. 183, 349) oluştuğu ispat edilmiş olup; müşterek çocuk Fatoş’un velayetinin değiştirilmesi talebine ilişkin davanın kabulü gerekirken, reddi doğru görülmemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.06.2014, 2014/8240 E., 2014/14575 K.

Velayetin kaldırılması

Velayetin değiştirilmesine benzer şekilde, velayet görevini yerine getirmeyen anne veya babadan ya da her ikisinden de velayet hakim eliyle alınabilir.

Evlilik dışı çocuklarda velayet

TMK m. 337 hükmüne göre evlilik dışı doğan çocuğun velayet hakkı anneye verilir. Anne küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayete engel durum var ise, çocuğun menfaatine göre vasi atanabilir veya velayet babaya verilebilir.

Kaynak: Denktaş Hukuk Bürosu

Önceki makaleMucizevi Besin: Anne Sütü
Sonraki makaleŞeker Hastalığına İyi Gelen Besinler